Kaosun Ortasında Bir Çocuk Kral: Yurtsuz John'un Ölümü ve III. Henry'nin Tahta Çıkışı

1216 yılı, İngiltere tarihi için bir dönüm noktasıydı. Krallık, hem dış tehditler hem de iç savaşla parçalanmanın eşiğindeydi. 18/19 Ekim 1216 gecesi, İngiltere tarihinin en tartışmalı hükümdarlarından biri olan Kral "Yurtsuz" John (King John Lackland), Newark Kalesi'nde dizanteriden öldü. Onun ölümü, bir istikrarsızlık dönemini sonlandırmaktan ziyade, yepyeni ve daha karmaşık bir veraset krizini ateşledi: Tahtın varisi, sadece dokuz yaşında bir çocuk olan oğlu Henry idi. Bu makale, Kral John'un felaketle sonuçlanan saltanatının sonunu ve III. Henry'nin krallığı kurtarmak için nasıl tahta geçirildiğini incelemektedir.

​Yurtsuz John'un Felaket Mirası

​Kral John'un saltanatı (1199-1216), başarısızlıklarla dolu bir dönem olarak tarihe geçmiştir. "Yurtsuz" (Lackland) lakabını, babası II. Henry'nin toprak paylaşımında kendisine pay ayırmamasıyla alsa da, asıl "topraksızlığı" kendi hükümdarlığı sırasında gerçekleşti. Fransa Kralı II. Philip'e karşı yürüttüğü feci savaşlar sonucunda, Plantagenet Hanedanı'nın Normandiya, Anjou ve Maine gibi kıta Avrupası'ndaki zengin topraklarının neredeyse tamamını kaybetti.

​Bu askeri yenilgileri finanse etmek için uyguladığı ağır vergiler, keyfi el koymalar ve feodal yasalara karşı gelmesi, İngiliz baronlarının sabrını taşırdı. John'un Papa III. Innocentius ile yaşadığı ve İngiltere'nin aforoz edilmesine yol açan kavgası, otoritesini daha da sarstı. 1215'te baronlar, kralın yetkilerini sınırlamak amacıyla onu Runnymede çayırında tarihi Magna Carta (Büyük Ferman) belgesini imzalamaya zorladı.

​Ancak John'un bu fermana uyma niyeti yoktu. Papa'dan belgeyi feshetmesini istedi ve bu durum, İngiltere'yi "Birinci Baronlar Savaşı" olarak bilinen tam teşekküllü bir iç savaşa sürükledi.

​Taht Savaşları ve Fransız İstilası

​Kral John'un 1216'daki ölümü, krallığı en zayıf anında yakaladı. İsyan eden baronlar, John'dan o kadar nefret ediyorlardı ki, İngiltere tacını Fransa Kralı'nın oğlu Prens Louis'ye (daha sonra Kral VIII. Louis) teklif ettiler. John öldüğünde, Prens Louis ve isyancı baronlar Londra da dahil olmak üzere ülkenin yarısından fazlasını kontrol ediyordu.

​İngiliz monarşisi için durum umutsuz görünüyordu. Meşru varis, Corfe Kalesi'nde koruma altında tutulan 9 yaşındaki Prens Henry idi. Krala sadık kalan küçük bir grup baron ve din adamı için tek bir çıkış yolu vardı: Çocuğu derhal kral ilan ederek meşruiyetini sağlamak.

​Gloucester'da Acele Bir Taç Giyme Töreni

​Kral John'un ölümünden sadece on gün sonra, 28 Ekim 1216'da, sadık baronlar genç Henry'yi Gloucester Katedrali'ne (şimdiki Gloucester Katedrali) getirdiler. Bu, alelacele düzenlenmiş bir törendi ve krallığın içinde bulunduğu zor durumu açıkça yansıtıyordu:

  1. Mekan: Geleneksel taç giyme yeri olan Westminster Abbey, düşman (Prens Louis) kontrolünde olduğu için tören Gloucester'da yapılmak zorunda kalındı.
  2. Taç: Kraliyet hazinesi ve asıl taç, Kral John tarafından ya kaybedilmiş ya da satılmıştı (popüler bir efsaneye göre The Wash bataklığında kaybolmuştu). Bu nedenle, genç Henry'ye annesi Kraliçe Isabella'nın altın bir gerdanlığı veya küçük bir halkası (corolla) ile sembolik olarak taç giydirildi.
  3. Destekçiler: Törene, Papa'nın temsilcisi (Legate) Kardinal Guala Bicchieri ve İngiltere'nin en saygın şövalyelerinden biri olan William Marshal gibi kilit isimler liderlik etti.

​"En Büyük Şövalye" William Marshal'ın Yükselişi

​9 yaşındaki bir çocuğun savaş halindeki bir ülkeyi yönetmesi imkansızdı. Bu noktada, 70 yaşındaki tecrübeli savaşçı William Marshal devreye girdi. Kral John, ölüm döşeğindeyken oğlunu ve krallığı Marshal'ın korumasına emanet etmişti. Sadık baronlar, William Marshal'ı "İngiltere'nin Naibi ve Koruyucusu" (Regent of England) ilan ettiler.

​William Marshal ve Kardinal Guala Bicchieri, dâhiyane bir siyasi strateji izledi. Prens Louis'ye karşı savaşan baronların asıl sorununun Kral John'un tiranlığı olduğunu biliyorlardı. Bu nedenle, 1216'da ve tekrar 1217'de, Magna Carta'yı genç Kral III. Henry adına yeniden yayımladılar.

​Bu hamle, savaşın seyrini tamamen değiştirdi. Baronlara şu mesaj veriliyordu: "Nefret ettiğiniz kral öldü. Yeni kralımız, sizin talep ettiğiniz yasalara (Magna Carta) saygı duyacağına yemin ediyor. Artık bir Fransız prensini desteklemeniz için hiçbir neden yok."

​Sonuç: Bir Çocuğun Uzun Saltanatı

​William Marshal'ın askeri liderliği (özellikle 1217'deki Lincoln Savaşı'ndaki zaferi) ve Magna Carta'nın yeniden yayımlanması, isyancı baronların çoğunun III. Henry'nin safına dönmesini sağladı. Prens Louis, İngiltere'deki desteğini kaybetti ve 1217'de Lambeth Antlaşması ile taht üzerindeki iddiasından vazgeçerek Fransa'ya döndü.

​Yurtsuz John'un ölümü, paradoksal bir şekilde, hem Plantagenet Hanedanı'nı hem de Magna Carta'yı kurtaran olay oldu. III. Henry'nin saltanatı, İngiltere tarihinin en uzunlarından biri (56 yıl) olacaktı. Kaosun içinde, dokuz yaşında bir çocuğun tahta çıkmasıyla başlayan bu dönem, İngiliz hukuk ve parlamento sisteminin temellerinin atıldığı bir istikrar dönemine dönüştü.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarih ve Siyaset İlişkisi

Doğu Akdeniz Bağlamında KKTC-GKRY İlişkileri: Çatışma Alanından Potansiyel İş Birliğine ​

Doğu Akdeniz Bağlamında Türkiye Yunanistan İlişkileri