Kayıtlar

Ekim 17, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

​Karadeniz'in Kilidi: Rusya-Ukrayna Savaşında Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin Stratejik Rolü

​ Giriş ​24 Şubat 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle başlayan savaş, Avrupa'nın güvenlik mimarisini temelden sarsarken, uluslararası hukukun ve eski diplomatik anlaşmaların geçerliliğini de zorlu bir teste tabi tuttu. Bu testten başarıyla geçen ve çatışmanın seyrini doğrudan etkileyen en önemli belgelerden biri, 1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi oldu. İmzalandığında yaklaşan bir dünya savaşının gölgesinde Türkiye'ye Boğazlar üzerinde tam egemenlik veren bu metin, 86 yıl sonra Karadeniz'deki savaşın deniz boyutunu şekillendiren, tırmanmayı önleyen ve Türkiye'yi kilit bir jeopolitik aktör konumuna getiren vazgeçilmez bir araç olduğunu kanıtladı. ​ Savaşın Başlaması ve Türkiye'nin Montrö Kararı ​Savaşın ilk günlerinde dünya kamuoyunun gözü, Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni nasıl yorumlayacağına çevrildi. Sözleşme, barış zamanında savaş gemilerinin geçişine belirli kurallar (tonaj, sayı, bildirim süresi vb.) getirirken, savaş za...

Filipinler'in Köklü Mirası: Moro Müslümanlarının Yüzyıllara Yayılan Kimlik ve Özerklik Mücadelesi

Güneydoğu Asya'nın en büyük Katolik ülkesi Filipinler'in güneyinde, yüzyıllardır süren bir direnişin ve zengin bir kültürel mirasın taşıyıcısı olan Moro Müslümanları, uzun ve çetin bir mücadelenin ardından elde ettikleri özerk yönetimle kendi geleceklerini şekillendiriyor. İspanyol sömürgecilerin "Moor" (Faslı) kelimesinden türettiği "Moro" ismiyle anılan bu halk, aslında tek bir etnik grup olmayıp, ortak bir tarih ve İslam kimliği etrafında birleşen 13 farklı etnik gruptan oluşan bir millettir. Filipinler nüfusunun yaklaşık %11'ini oluşturan Morolar, sömürgeciliğe karşı verdikleri direniş, bağımsızlık arzuları ve nihayetinde barış ve özerklik arayışlarıyla bölge tarihinin ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır. ​Kökler ve Sultanlıklar: İslam'ın Bölgedeki Doğuşu ​Moro halkının tarihi, İslam'ın 14. yüzyılda Arap tüccarlar ve sufi alimler aracılığıyla Sulu Takımadaları ve Mindanao Adası'na ulaşmasıyla başlar. Bu yeni din, bölgedeki yerel kült...

Arakan'ın Unutulmuş Halkı: Rohingya Müslümanlarının Trajedisi

Myanmar'ın batısındaki Arakan (şimdiki adıyla Rakhine) eyaleti, on yıllardır süregelen ve dünyanın en uzun süren insani krizlerinden birine sahne olmaktadır. Bu krizin merkezinde, kendi vatanlarında "yasa dışı göçmen" olarak damgalanan ve sistematik zulüm, şiddet ve etnik temizlikle karşı karşıya kalan Rohingya Müslümanları bulunmaktadır. Kökenleri asırlar öncesine dayanan bu halk, bugün vatansızlığın, şiddetin ve belirsizliğin pençesinde hayatta kalma mücadelesi vermektedir. ​Tarihsel Arka Plan ve Vatansızlığa Giden Yol ​Rohingyaların Arakan'daki varlığı, yüzyıllar öncesine, Arap tüccarların bölgeye geldiği ve yerel halkla kaynaştığı dönemlere kadar uzanmaktadır. Tarih boyunca bağımsız bir krallık olan Arakan'da Budistler ve Müslümanlar bir arada yaşamıştır. Ancak 1785'te Burmalıların bölgeyi işgal etmesiyle dengeler değişmeye başlamıştır. ​İngiliz sömürge döneminde (1824-1948) yaşanan iş gücü göçleri bölgedeki etnik gerilimleri daha da artırmıştır. Burma...

Sudan: Çatışmaların ve İnsani Krizin Gölgesinde Bir Ülke

​ Hartum, Sudan - Afrika'nın en geniş coğrafyalarından birine sahip olan Sudan, tarih boyunca sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış, zengin kültürel mirası ve stratejik konumuyla dikkat çekmiştir. Ancak bu kadim topraklar, 15 Nisan 2023'ten bu yana ülke tarihindeki en yıkıcı iç savaşlardan biriyle boğuşuyor. Egemenlik Konseyi'ni oluşturan iki ana askeri güç, General Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile General Muhammed Hamdan Dagalo (Hemidti) komutasındaki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında patlak veren çatışmalar, ülkeyi derin bir insani krizin içine sürüklemiş durumda. ​Çatışmaların Kökeni ve Taraflar ​Mevcut krizin kökleri, 2019'da 30 yıllık Ömer el-Beşir iktidarını deviren halk devriminin ardından kurulan kırılgan sivil-asker ortaklığına dayanıyor. Sivil yönetime geçiş sürecinde yaşanan anlaşmazlıklar ve iki askeri kanat arasındaki güç mücadelesi, tansiyonu giderek artırdı. HDK'nin orduya entegrasyonu konusundaki anlaşm...

Kutsal İttifak: İsrail, Evanjelizm ve Neocon Dış Politikasının Anatomisi

Amerika Birleşik Devletleri'nin İsrail ile olan ilişkisi, modern dış politikanın en istikrarlı ve tartışmalı dinamiklerinden biridir. Bu ilişki, basit bir stratejik ortaklığın çok ötesinde, iki güçlü ve birbiriyle iç içe geçmiş lobi faaliyetinin ürünüdür: Soğuk Savaş sonrası Amerikan gücünü şekillendiren Neocon (Yeni Muhafazakar) siyasi felsefesi ve milyonlarca seçmeni harekete geçiren Evanjelist Hristiyanlığın teolojik inançları. Bu iki gücün kesişim kümesinde yer alan İsrail, hem jeopolitik bir kale hem de kutsal bir kehanetin merkezi olarak konumlanır. Bu "kutsal ittifak", on yıllardır ABD'nin Ortadoğu politikasını belirlemekte ve bölgedeki çatışmaların seyrini doğrudan etkilemektedir. ​Neocon Sütunu: Stratejik Bir Zorunluluk Olarak İsrail ​Neocon düşünce, temel olarak Amerikan gücünün küresel barış ve demokrasiyi yaymak için ahlaki bir netlikle ve tereddütsüzce kullanılması gerektiğine inanır. Onlar için uluslararası ilişkiler, "iyi" ile "kötü...

Kıbrıs'ta Kritik Yol Ayrımı: Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Gelecek Vizyonları

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Ekim 2025'te gerçekleşmesi planlanan cumhurbaşkanlığı seçimleriyle birlikte siyasi ve diplomatik geleceğini tayin edecek kritik bir dönemece girmeye hazırlanıyor. Beş yıllık bir aranın ardından halkın yeniden sandık başına gideceği bu seçim, sadece ülkenin yeni liderini belirlemekle kalmayacak, aynı zamanda on yıllardır çözüm bekleyen Kıbrıs sorununun gelecekteki seyrine ve Türkiye ile ilişkilerin niteliğine de yön verecek bir referandum niteliği taşıyor. ​Seçim atmosferi ısınırken, siyasi partiler ve potansiyel adaylar pozisyonlarını netleştirmeye başlıyor. Mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın, Türkiye ile tam uyum içinde yürüttüğü iki devletli çözüm politikasını devam ettirme vaadiyle yeniden aday olması bekleniyor. Bu vizyon, egemen eşitliğe dayalı, iki ayrı devletin komşuluk ilişkileri içinde var olmasını öngörüyor ve son yıllarda Kıbrıs Türk tarafının resmi müzakere tezi haline gelmiş durumda. ​Karşı kanatta ise ana muhalefet partisi...

Libya'nın Düğümü: General Hafter ve Ülkenin Belirsiz Geleceği

2011 yılında Muammer Kaddafi rejiminin devrilmesiyle başlayan süreç, Libya için bir demokrasi ve istikrar baharı getirmek yerine, on yılı aşkın süredir devam eden bir kaos, bölünme ve dış müdahaleler dönemini başlattı. Bu karmaşık denklemin merkezinde ise ülkenin en tartışmalı ve güçlü figürlerinden biri olan General Halife Hafter yer alıyor. Hafter, bir kesim için Libya'yı İslamcı milislerden kurtaracak bir kurtarıcıyken, diğerleri için ise askeri bir diktatörlük kurmayı amaçlayan bir savaş ağasıdır. Onun yükselişi, Libya'daki iç savaşın dinamiklerini ve ülkenin geleceğine yönelik belirsizlikleri anlamak için kilit bir öneme sahiptir. ​ Halife Hafter'in Yükselişi ve Güç Tabanı ​Kaddafi döneminde orduda üst düzey bir komutan olan Halife Hafter, 1980'lerde Çad ile yapılan savaşta esir düştükten sonra Kaddafi ile yolları ayrılmış ve uzun yıllar ABD'de sürgünde yaşamıştır. 2011'deki devrimle birlikte Libya'ya geri dönen Hafter, başlangıçta ülkenin siyasi sahn...