Kayıtlar

Ekim 27, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sessizliğin Ardındaki Doğuş: Türkmenistan'ın Bağımsızlık Yılı, 1991

1991 yılı, jeopolitik depremlerin yaşandığı bir yıldı. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte, on beş birlik cumhuriyeti tek tek bağımsızlıklarını ilan etti. Bu büyük dönüşümün önemli bir parçası da Orta Asya'da, Karakum Çölü'nün ve zengin doğal gaz rezervlerinin üzerinde yükselen Türkmenistan oldu. ​Türkmenistan'ın bağımsızlığı, diğer cumhuriyetlerinki kadar ses getiren isyanlar veya büyük siyasi çalkantılarla değil, daha çok Sovyetler Birliği'nin kaçınılmaz dağılma sürecine uyum sağlayarak gerçekleşti. ​İstemeyerek Gelen Bağımsızlık ​Diğer Baltık ülkeleri ve bazı Kafkas cumhuriyetleri bağımsızlık için aylar, hatta yıllar süren kitlesel gösteriler yaparken, Türkmenistan'ın Sovyet dönemi lideri Saparmurat Niyazov (daha sonraki adıyla Türkmenbaşı), başlangıçta Sovyetler Birliği'nin devam etmesini destekleyenlerdendi. ​ Mart 1991 Referandumu: Sovyetler Birliği'nin korunması için yapılan referandumda Türkmenistan halkı, büyük bir çoğunlukla (yü...

İsim Değişikliği Bir Kimlik Arayışı mıydı? Kongo'dan Zaire'ye Geçiş (1971)

Afrika tarihi, bağımsızlık sonrası dönemde isim ve kimlik arayışlarının da tarihidir. Bayraklar değişmiş, marşlar yeniden yazılmış ve birçok ülke, sömürge geçmişinin izlerini silmek adına köklü isim değişikliklerine gitmiştir. Bu sürecin belki de en çarpıcı örneklerinden biri, 1971 yılında Kongo Demokratik Cumhuriyeti 'nin adının Zaire Cumhuriyeti olarak değiştirilmesiydi. ​Bu karar, ülkenin o dönemki güçlü adamı, Joseph-Désiré Mobutu 'nun (daha sonraki adıyla Mobutu Sese Seko) imzasını taşıyordu ve ardında yatan ideoloji "Özgünlük" ( Authenticité ) hareketiydi. ​Özgünlük Hareketi: Sömürgecilikten Kurtulma Çabası ​1965'te darbeyle iktidarı ele geçiren ve ülkeyi tek parti diktatörlüğüne dönüştüren Mobutu Sese Seko, 1970'lerin başında kapsamlı bir "Afrikalaştırma" politikası başlattı. Bu politikaya Özgünlük (Authenticité) adı verildi. ​Mobutu'nun temel iddiası şuydu: Ülkenin ulusal kimliğini, kültürünü ve siyasi yapısını sömürgeciliğin ve Bat...

Kendi Sonunu Hazırlayan Darbe: 1958 ve Pakistan'da İskender Mirza'nın Düşüşü

Pakistan, 1947’de bağımsızlığını kazandığında, demokratik bir sistem kurma hayaliyle yola çıkmıştı. Ancak ilk on yıl, büyük bir siyasi istikrarsızlık ve kargaşa dönemi oldu. Hükümetler sürekli değişiyor, anayasal mekanizmalar işlemekte zorlanıyordu. Bu kaos ortamının zirvesi, ülkenin kaderini değiştirecek bir olayla, 1958 darbesi ile yaşandı. ​Bu darbenin baş aktörleri ise, ilginç bir şekilde, başlangıçta müttefikti: Pakistan'ın ilk Cumhurbaşkanı İskender Mirza ve Kara Kuvvetleri Komutanı General Muhammed Eyüb Han . ​Kaostan Darbeye: 7 Ekim 1958 ​1958 yılının başlarında siyasi ve ekonomik kriz derinleşmişti. Cumhurbaşkanı İskender Mirza, parlamenter sistemin işlemediği inancıyla radikal bir hamle yapmaya karar verdi. ​ 7 Ekim 1958 tarihinde Mirza, orduyu arkasına alarak anayasayı feshetti, siyasi partileri yasakladı ve ülke genelinde sıkıyönetim ilan etti. Bu hamleyle Mirza, ülkeyi otoriter bir istikrara kavuşturmayı amaçlıyordu. Planının bir parçası olarak, sadık olduğuna ...

Orta Asya'da Yeni Bir Sayfa: 1924 ve Özbekistan'ın Doğuşu

Orta Asya'nın kadim toprakları, tarih boyunca sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış, İpek Yolu'nun kalbi olmuş ve büyük imparatorlukların yükselişine tanıklık etmiştir. Ancak 20. yüzyılın başları, bu coğrafya için yepyeni ve zorlu bir dönemin başlangıcıydı. Özellikle 1924 yılı, Sovyetler Birliği'nin Orta Asya haritasını yeniden çizdiği, modern Özbekistan'ın temellerinin atıldığı kritik bir tarihtir. ​Neden 1924? Ulusal Sınırlandırma Hareketi ​1917 Ekim Devrimi'nin ardından kurulan Sovyetler Birliği, eski Rus İmparatorluğu'nun Orta Asya'daki topraklarını (Türkistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, Buhara ve Harezm Halk Sovyet Cumhuriyetleri) yeniden düzenleme kararı aldı. Bu karar, tarihe "Ulusal Sınırlandırma" (Rusça: natsionalno-gosudarstvennoye razmezhevaniye ) olarak geçen büyük bir idari operasyondu. ​Sovyet yönetimine göre, bu bölgelerdeki etnik gruplar (Özbek, Türkmen, Tacik, Kırgız ve Kazak) karışık bir coğrafyada yaşıyordu ve ulusal...