Bir İmparatorluğun Kuzey Afrika'ya Vedası: Uşi Antlaşması ve Sonuçları
Tarih sahnesinde, bazı antlaşmalar yalnızca bir savaşı bitirmekle kalmaz, aynı zamanda coğrafi haritaları yeniden çizer ve imparatorlukların kaderini belirler. 18 Ekim 1912'de İsviçre'nin Ouchy (Uşi) kentinde imzalanan antlaşma da tam olarak böyle bir dönüm noktasıdır. Osmanlı İmparatorluğu ile İtalya Krallığı arasında imzalanan bu belge, resmi adıyla Birinci Lozan Antlaşması olarak da bilinir ve 1911'de başlayan Trablusgarp Savaşı'nı resmen sona erdirmiştir. Ancak bu antlaşmanın bedeli, Osmanlı İmparatorluğu için son Kuzey Afrika toprağının kaybı olmuştur.
Savaşa Giden Süreç ve Trablusgarp'ın Durumu
- yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında, "hasta adam" olarak nitelendirilen Osmanlı İmparatorluğu, topraklarını bir bir kaybederken, Avrupa'da ulusal birliğini geç tamamlayan İtalya, sömürgeci güçler arasındaki yerini alma peşindeydi. İtalya'nın gözü, coğrafi olarak kendisine yakın olan ve imparatorluğun zayıf bir halkası olarak görülen Trablusgarp (günümüz Libya'sı) vilayetindeydi.
İtalya, 1911'de bölgedeki İtalyan vatandaşlarının haklarının ihlal edildiğini iddia ederek Osmanlı Devleti'ne bir ültimatom verdi. Taleplerin kabul edilmemesi üzerine 29 Eylül 1911'de savaş ilan etti. İtalyan donanması, Trablusgarp ve Bingazi'nin kıyı şehirlerini kolayca bombalayıp işgal etse de, iç kesimlerde beklemediği bir direnişle karşılaştı.
Bu direnişin örgütlenmesinde, bölgeye gönüllü olarak giden Mustafa Kemal (Atatürk), Enver Paşa ve Fethi (Okyar) Bey gibi genç ve idealist Osmanlı subaylarının rolü büyüktü. Bu subaylar, yerel halkı ve Senûsî tarikatına bağlı mücahitleri örgütleyerek İtalyanlara karşı etkili bir gerilla savaşı başlattılar. Tobruk, Derne ve Bingazi'de elde edilen kısmi başarılar, İtalyanların kıyı şeridine sıkışıp kalmasına neden oldu.
Barışa Zorlayan Koşullar: Balkan Krizi
Savaş Trablusgarp cephesinde bir çıkmaza girmişken, İtalya, Osmanlı Devleti'ni barışa zorlamak için savaşı Ege Denizi'ne taşıdı. 1912 baharında İtalyan donanması, Oniki Ada'yı (Rodos dahil) işgal etti ve Çanakkale Boğazı'na yönelik ablukayı sıkılaştırdı.
Ancak Osmanlı İmparatorluğu'nu barış masasına oturan asıl ve en yakıcı gelişme, Trablusgarp'ta değil, Balkanlar'da yaşandı. 8 Ekim 1912'de Karadağ'ın Osmanlı Devleti'ne savaş ilanıyla başlayan Birinci Balkan Savaşı, imparatorluğun varlığını temellerinden sarstı. Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan'ın da savaşa katılmasıyla Osmanlı orduları, Rumeli'de büyük bir hezimete uğradı.
İmparatorluk, anavatanını savunmak için iki cephede birden savaşamazdı. Balkanlardaki felaket, Trablusgarp'taki direnişin feda edilmesini zorunlu kıldı. Trablusgarp'taki subayların acilen Balkan cephesine dönmesi gerekiyordu. Bu çaresizlik içinde, İtalya ile barış görüşmeleri hızlandırıldı.
Uşi Antlaşması'nın Maddeleri
Taraflar, İsviçre'nin Lozan kenti yakınlarındaki Uşi'de bir araya geldi. 18 Ekim 1912'de imzalanan antlaşmanın temel hükümleri şunlardı:
- Trablusgarp ve Bingazi'nin Geleceği: Osmanlı İmparatorluğu, Trablusgarp ve Bingazi'deki tüm askerlerini ve sivil memurlarını geri çekecekti. Buna karşılık İtalya da bölgeye tam bir "otonomi" (özerklik) tanıyacaktı. Bu "otonomi" maddesi, diplomatik bir örtmeceydi; pratikte bölgenin İtalyan egemenliğine terk edilmesi anlamına geliyordu.
- Halifenin Dini Yetkileri: Osmanlı padişahı, halife sıfatıyla Trablusgarp'taki Müslümanların dini lideri olmaya devam edecekti. Padişah, bölgeye bir naib (vekil) atayacak ve kadıların maaşı Osmanlı hazinesince ödenecekti. Bu, Osmanlı'nın bölgeyle olan manevi bağını korumaya yönelik, teselliden öteye gitmeyen bir maddeydi.
- Oniki Ada'nın Durumu: Antlaşmanın en tartışmalı maddelerinden biri buydu. İtalya, Osmanlı askerlerinin Trablusgarp'tan tamamen çekilmesine karşılık, savaş sırasında işgal ettiği Oniki Ada'yı Osmanlı İmparatorluğu'na iade edecekti.
- Diğer Hükümler: İtalya, Osmanlı Devleti'nin kapitülasyonların kaldırılması yönündeki çabalarına destek vermeyi taahhüt etti. Ayrıca, Osmanlı maliyesine Trablusgarp'ın borçlarına karşılık bir miktar ödeme yapılması kararlaştırıldı.
Antlaşmanın Sonuçları ve İhlaller
Uşi Antlaşması, kağıt üzerinde kalan vaatler ve acı gerçeklerle doludur:
- Kuzey Afrika'nın Kaybı: Bu antlaşma ile Osmanlı İmparatorluğu'nun Kuzey Afrika'daki yüzlerce yıllık varlığı resmen sona erdi. Turgut Reis'in fethettiği topraklar, Balkanlardaki yangını söndürmek uğruna feda edilmişti.
- Oniki Ada'nın Geri Verilmemesi: İtalya, antlaşma hükmüne rağmen Oniki Ada'yı asla geri vermedi. Balkan Savaşları'nın devam etmesini ve Osmanlıların bölgeden tam olarak çekilmediğini bahane ederek işgalini kalıcı hale getirdi. Bu adalar, ancak İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Yunanistan'a devredilecekti.
- Libya Direnişinin Devamı: Trablusgarp'taki subaylar geri çekilse de, Senûsî liderliğindeki yerel direniş, İtalyan sömürgeciliğine karşı yıllarca devam etti. Ömer Muhtar'ın sembolleşen mücadelesi, bu antlaşmanın bölgeye barış getirmediğinin en net kanıtıydı.
- Balkan Faciasına Etkisi: Uşi Antlaşması, Osmanlı'nın tüm dikkatini Balkanlara vermesine olanak sağladı ancak bu, felaketi önlemek için çok geçti. Trablusgarp'tan dönen tecrübeli subaylar (Mustafa Kemal ve Enver Paşa gibi), Balkan Savaşları'nın ilerleyen aşamalarında ve ardından Birinci Dünya Savaşı'nda kilit roller üstleneceklerdi.
Sonuç olarak Uşi Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu için onurlu bir barış değil, bir zorunluluk antlaşmasıydı. İtalyan sömürgeci emellerini resmileştirirken, Osmanlı'nın coğrafi ve siyasi olarak küçülme sürecini hızlandırmıştır. Trablusgarp Savaşı ve Uşi Antlaşması, imparatorluğun çöküşünü hazırlayan trajik olaylar zincirinin önemli bir halkası olarak tarihteki yerini almıştır.
Yorumlar
Yorum Gönder