Tarihin Dönüm Noktası: 23 Ekim 1853 ve Kırım Savaşı'nın Başlangıcı

Tarih takvimi 23 Ekim 1853'ü gösterdiğinde, Avrupa ve Osmanlı İmparatorluğu'nu geri dönülmez bir şekilde değiştirecek büyük bir fırtınanın ilk rüzgarları esmeye başladı. Bu tarih, 19. yüzyılın en önemli ve "modern" olarak nitelendirilebilecek ilk büyük çatışması olan Kırım Savaşı'nın fiilen başladığı gündür. Görünüşte dini bir anlaşmazlık gibi başlayan bu olay, kısa sürede Avrupa'nın dev güçlerini karşı karşıya getiren karmaşık bir jeopolitik satranca dönüştü.

​Peki, Avrupa'yı ve "Avrupa'nın Hasta Adamı" olarak yaftalanan Osmanlı İmparatorluğu'nu bu topyekûn savaşa sürükleyen neydi?

​Görünen Kıvılcım: Kutsal Yerler Sorunu

​Her büyük savaş gibi Kırım Savaşı'nın da bir "görünen" bir de "gerçek" nedeni vardı. Görünen neden, Osmanlı toprağı olan Filistin'deki kutsal yerlerin (özellikle Kudüs'teki Kutsal Kabir Kilisesi) idaresi üzerineydi.

​Fransa, bölgedeki Katolik Hıristiyanların; Rusya ise Ortodoks Hıristiyanların koruyucusu olduğunu iddia ediyordu. İki taraf da Sultan Abdülmecid üzerinde baskı kurarak kendi mezheplerine ayrıcalıklar tanınmasını istiyordu. Rusya, bu durumu bir adım öteye taşıyarak Prens Mençikof'u İstanbul'a gönderdi ve tüm Ortodoks tebaanın koruyuculuğunun resmen Rusya'ya verilmesini talep etti. Bu, Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenlik haklarına açık bir müdahaleydi ve Bâb-ı Âli (Osmanlı hükümeti) tarafından reddedildi.

​Asıl Mesele: "Şark Meselesi" ve Jeopolitik Hırslar

​Kutsal yerler tartışması, buzdağının sadece görünen kısmıydı. Asıl mesele, 19. yüzyıl diplomasisinin ana gündem maddesi olan "Şark Meselesi" (Doğu Sorunu) idi.

  1. Rusya'nın Hedefleri: Çar I. Nikolay, zayıflamakta olan Osmanlı İmparatorluğu'nu parçalayarak tarihi emellerine ulaşmak istiyordu. Bu emellerin başında, Karadeniz'den Akdeniz'e serbestçe inebilmek için İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerinde kontrol sağlamak (sıcak denizlere inme politikası) geliyordu. Rusya, Ortodoksların hamiliği bahanesiyle Balkanlar ve Eflak-Boğdan (günümüz Romanya'sı) üzerinde de nüfuzunu artırmayı hedefliyordu.
  2. İngiltere ve Fransa'nın Korkuları:
    • İngiltere: Rusya'nın Akdeniz'e inmesi, İngiltere'nin Hindistan'a giden en kritik deniz yolunu tehdit edecekti. İngiltere, Avrupa'da güç dengesinin Rusya lehine bozulmasını istemiyordu.
    • Fransa: III. Napolyon, iç politikada gücünü pekiştirmek ve Fransa'yı yeniden Avrupa sahnesinde başat bir aktör yapmak için dışarıda bir zafer arayışındaydı. Rusya'nın genişlemesini engellemek, bu hedefe hizmet ediyordu.

​Fitil Ateşleniyor: 23 Ekim 1853

​Diplomatik baskıları reddedilen Rusya, Temmuz 1853'te Eflak ve Boğdan'ı işgal etti. Bu, açık bir savaş sebebiydi. Avrupa güçlerinin diplomatik çabaları (Viyana Notası gibi) sonuçsuz kaldı.

​Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere ve Fransa'nın diplomatik (ve donanma) desteğini arkasına alarak 4 Ekim 1853'te Rusya'ya savaş ilan etti.

​Ancak savaşın fiilen başladığı, yani silahların ilk kez konuştuğu tarih 23 Ekim 1853'tür. Bu tarihte, Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Rus işgali altındaki Eflak ve Boğdan'a karşı Tuna Nehri üzerinden bir taarruz başlattı. Oltenitsa ve Kalafat gibi bölgelerde başlayan bu ilk kara muharebeleri, Kırım Savaşı'nın ilk askeri eylemleri olarak tarihe geçti.

​Savaşın "Modern" Yüzü

​23 Ekim'de başlayan bu çatışma, kısa süre sonra tüm Avrupa'yı içine aldı. Özellikle 30 Kasım 1853'teki feci "Sinop Baskını"nda Rus donanmasının bir Osmanlı filosunu yakması, kamuoyunu sarstı ve İngiltere ile Fransa'nın Mart 1854'te resmen savaşa girmesine yol açtı.

​Kırım Savaşı, tarihe "ilk modern savaş" olarak geçti. Çünkü bu savaşta:

  • ​İlk kez savaş muhabirleri cepheden anlık haberler geçti (özellikle telgraf sayesinde).
  • ​Savaş, ilk kez sistematik olarak fotoğraflandı (Roger Fenton).
  • ​Modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale, Selimiye Kışlası'ndaki çalışmalarıyla tıp tarihinde bir devrim başlattı.
  • ​Buharlı gemiler ve zırhlı plakalar (ironclads) donanmalarda kullanılmaya başlandı.

​Sonuç

​23 Ekim 1853'te Tuna boylarında başlayan bu savaş, 1856 Paris Antlaşması ile sona erdi. Rusya yenildi ve Karadeniz'de donanma bulundurması yasaklandı. Osmanlı İmparatorluğu "Avrupa Konseri"nin (Avrupa devletler sisteminin) bir parçası olarak kabul edildi ve toprak bütünlüğü güvence altına alındı.

​Ancak bu kağıt üzerindeki zaferin bedeli ağır oldu. Osmanlı İmparatorluğu, savaşın maliyetini karşılamak için tarihinin ilk dış borcunu İngiltere'den aldı ve bu, Düyûn-ı Umûmiye'ye (Genel Borçlar İdaresi) giden yolun ilk adımı oldu. Kırım Savaşı, "Şark Meselesi"ni çözmedi; sadece bir sonraki büyük perdeye (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı) erteledi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarih ve Siyaset İlişkisi

Doğu Akdeniz Bağlamında KKTC-GKRY İlişkileri: Çatışma Alanından Potansiyel İş Birliğine ​

Doğu Akdeniz Bağlamında Türkiye Yunanistan İlişkileri