Kordiller'de Bir Umut: Salvador Allende ve 1970'in Tarihi Seçimi

Giriş: Dünyanın Gözü Şili'de

​Tarih sayfaları, bazı anları kalın harflerle yazar. 1970 yılı, Soğuk Savaş'ın dünyayı iki kutba ayırdığı, ideolojik gerilimin zirvede olduğu bir dönemdi. Böyle bir atmosferde, Latin Amerika'nın güney ucundaki ince uzun ülke Şili, tüm dünyanın dikkatini çekecek bir siyasi olaya sahne oldu. 4 Eylül 1970'te yapılan başkanlık seçimleri ve ardından 24 Ekim 1970'te Kongre'nin onayıyla Salvador Allende, Şili'nin yeni cumhurbaşkanı seçildi.

​Bu, herhangi bir seçim zaferi değildi. Allende, dünya tarihinde serbest ve demokratik seçimlerle iktidara gelen ilk Marksist lider olarak tarihe geçiyordu. Bu olay, ne bir devrim ne de bir askeri darbe ile gelmişti; halkın sandıktaki iradesiyle gerçekleşmişti.

"Şili Yolu": Sandıktan Çıkan Sosyalizm

​Salvador Allende, bir tıp doktoruydu ancak hayatını siyasete adamıştı. Karizmatik bir hatip, deneyimli bir senatör ve İşçi Partisi'nin kurucularındandı. 1970 seçimlerine dördüncü kez aday olarak giriyordu ve bu kez, "Unidad Popular" (Halk Birliği) adını taşıyan geniş bir sol koalisyonun başındaydı. Bu koalisyon, sosyalistlerden komünistlere, radikallerden sosyal demokratlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyordu.

​Allende'nin vaadi netti: "La vía chilena al socialismo" (Sosyalizme Şili Yolu). Bu, Moskova veya Pekin modelini kopyalamak yerine, Şili'nin kendi demokratik, çoğulcu ve yasal çerçevesi içinde kalarak sosyalist bir dönüşümü gerçekleştirmek demekti.

​Seçimler inanılmaz derecede çekişmeli geçti. Allende, oyların %36.6'sını alarak kıl payı bir zafer kazandı. Muhafazakar aday Jorge Alessandri %35.3, Hristiyan Demokrat aday Radomiro Tomic ise %28.1 oy aldı. Şili anayasasına göre hiçbir aday salt çoğunluğu sağlayamazsa, başkan Kongre tarafından seçiliyordu. Yoğun siyasi pazarlıkların ve uluslararası baskının (özellikle ABD'nin Allende'yi engelleme çabalarının) ardından, Hristiyan Demokratların desteğini alan Allende, 24 Ekim 1970'te Kongre tarafından resmen cumhurbaşkanı ilan edildi.

Bir Ülkeyi Yeniden İnşa Etme Vaadi

​Allende'nin programı radikaldi ve Şili'nin kronikleşmiş sorunlarına odaklanıyordu:

  1. Ekonomik Bağımsızlık: Ülkenin ana zenginlik kaynağı olan ve büyük ölçüde ABD şirketlerinin kontrolünde bulunan bakır madenlerinin millileştirilmesi.
  2. Toprak Reformu: Büyük toprak sahiplerinin (latifundia) arazilerinin kamulaştırılarak topraksız köylülere dağıtılması.
  3. Sosyal Adalet: Ücretlerin artırılması, herkese ücretsiz süt programı (özellikle çocuklar için), sağlık ve eğitim hizmetlerinin yaygınlaştırılması.
  4. Bankacılık Sektörünün Kamulaştırılması: Finansal sistem üzerinde devlet kontrolünün sağlanması.

​Allende'nin iktidara gelişi, Şili'deki yoksul ve işçi sınıfı için büyük bir umut ışığı oldu. Fabrikalarda, tarlalarda ve "poblaciones" adı verilen gecekondu mahallelerinde coşkuyla kutlandı.

Neden Bu Kadar Önemliydi?

​Salvador Allende'nin 1970'teki seçimi, Soğuk Savaş'ın katı kurallarını alt üst etti. O güne kadar sosyalizmin ancak silahlı devrim yoluyla gelebileceği düşünülürken, Allende ve Unidad Popular, "oy pusulasının devrimden daha güçlü olabileceğini" kanıtlama iddiasındaydı.

​Bu durum, hem sağ hem de sol kanatta şok etkisi yarattı. Washington için, kendi "arka bahçelerinde" demokratik yollarla seçilmiş bir Marksist lider kabul edilemez bir tehditti. Moskova içinse, kendi devrim modeline uymayan bu "barışçıl" deneme, şüpheyle karşılanıyordu.

Sonuç: Tarihe Düşen Not

​Salvador Allende'nin 24 Ekim 1970'te resmen cumhurbaşkanı olması, sadece Şili'nin değil, tüm 20. yüzyılın en önemli siyasi deneylerinden birinin başlangıcıydı. Bu, "demokrasi ve sosyalizmin bir arada yürüyüp yürüyemeyeceği" sorusuna verilmiş cesur bir cevaptı.

​Allende'nin başkanlığı, içerideki ekonomik zorluklar, siyasi kutuplaşma ve dışarıdan gelen yoğun müdahalelerle dolu çalkantılı bir üç yıl sürecek olsa da, 1970'teki o seçim günü, değişimin mümkün olduğuna inanan milyonlarca insan için tarihi bir zafer olarak hafızalara kazındı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarih ve Siyaset İlişkisi

Doğu Akdeniz Bağlamında KKTC-GKRY İlişkileri: Çatışma Alanından Potansiyel İş Birliğine ​

Doğu Akdeniz Bağlamında Türkiye Yunanistan İlişkileri